Vakıf Katılım

Duran: Dezenformasyon artık basit bir yanlış bilgilendirme meselesi değil

Ankara, 12 Ağustos (Hibya) - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, “Dijital Çağda Kamu İletişimi” başlıklı programda konuştu.

Duran: Dezenformasyon artık basit bir yanlış bilgilendirme meselesi değil

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, “Dijital Çağda Kamu İletişimi” başlıklı programda konuştu.

Duran, kamu iletişiminin önemi, dijitalleşmenin sunduğu fırsatlar, dezenformasyonla mücadele, yapay zekanın iletişim alanına etkileri ve kriz dönemlerinde doğru bilgi akışının sağlanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İletişimin stratejik olarak planlanıp uygulandığında kamu hizmetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Duran, iletişimin devlet aklının topluma yansıması, kamu vicdanının sesi ve vatandaşla kurulan güven köprüsü olduğunu ifade etti.

Duran, “İletişimin sağlıklı işlememesi ise bilgi akışını bozar. Dezenformasyon, manipülasyon, malinformasyon gibi iletişim sıkıntılarına yol açar. Bu da vatandaşla kamu arasındaki güveni zedeler. Güven zedelenirse kamu otoritesi yara alır” dedi.

Dijital platformların kamu iletişimi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Duran, 2026 yılı dijital medya kullanım verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 62,3 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı bulunduğunu söyledi. Bu sayının toplam nüfusun yüzde 70,9’una karşılık geldiğini belirten Duran, kamu yönetimi açısından vatandaşla iletişimin tek bir mecrayla sınırlandırılamayacağını vurguladı.

Duran, “Kamu yöneticileri olarak, vatandaşımızın olduğu her alanda, her platformda olmak, iletişim kanallarını açık ve aktif tutmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Kamu kurumlarının sosyal medya hesaplarının yalnızca duyuru yapmakla sınırlı bir işlev görmemesi gerektiğini belirten Duran, “O hesap, vatandaşın devleti gördüğü bir penceredir” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin iletişim alanında önemli bir dönüşüm yaşadığını ifade eden Duran, “Hamdolsun, Türkiye birçok alanda olduğu gibi iletişim alanında da çehresini yenilemiş ve geliştirmiştir” dedi.

Artık Türkiye’de vatandaşların devletle istedikleri zaman iletişim kurabilir hale geldiğini belirten Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce ifade ettiği değerlendirmeye de atıfta bulundu. Duran, Türkiye’nin toplumun bir kesiminin kendisini “öz yurdunda garip” hissettiği dönemlerden, siyasetin ve kamu idaresinin vatandaşla göz hizasında iletişim kurduğu bir olgunluk seviyesine ulaştığını söyledi.

Millet-devlet iletişimi bakımından oluşan olumlu tablonun korunması ve daha da geliştirilmesinin kamu yöneticileri ile iletişimcilere önemli sorumluluklar yüklediğini belirten Duran, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda güven üreten kurumlar, etkin kamu yönetimi ve vatandaş odaklı hizmet anlayışı çerçevesinde güvenilir kamu iletişimini esas aldıklarını kaydetti.

Dijitalleşmenin kamu yönetimi açısından çok önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Duran, bilginin artık çok daha kolay ulaştırılabildiğini ancak bunun beraberinde önemli sorumluluklar getirdiğini söyledi.

“Bilgi artık saniyeler içerisinde milyonlarca insana ulaşabiliyor” diyen Duran, aynı hızın yanlış bilgilerin, manipülasyonların ve dezenformasyon faaliyetlerinin yayılmasına da imkân verdiğine dikkat çekti.

Özellikle yapay zeka teknolojilerindeki gelişmelerin iletişim ekosistemini yeni bir aşamaya taşıdığını belirten Duran, gerçeğinden ayırt edilmesi güç görüntüler, sentetik ses kayıtları ve algoritmalar tarafından yönlendirilen bilgi akışlarının iletişim alanının en önemli sorunları arasında yer aldığını söyledi.

Bu sorunların önümüzdeki dönemde daha da büyümesinin beklendiğini ifade eden Duran, dezenformasyon faaliyetlerinin kamu düzenini, toplumsal huzuru ve milli güvenliği doğrudan etkileyebildiğine işaret etti.

Duran, dezenformasyonun artık yalnızca yanlış bilgilendirme kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Artık dezenformasyon basit bir yanlış bilgilendirme meselesi değildir” dedi.

2025 yılı Küresel Risk Raporu’nda dezenformasyonun en önemli kısa vadeli küresel risklerden biri olarak gösterildiğini aktaran Duran, 2027 yılında dezenformasyonun en büyük küresel risklerden biri haline gelmesinin öngörüldüğünü söyledi.

Dezenformasyonun ekonomik istikrarı hedef alan, toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren, krizleri zorlaştıran ve devlet ile millet arasındaki güven bağını zayıflatmayı amaçlayan organize faaliyetlere dönüşebildiğini ifade eden Duran, bunun içeriden veya dışarıdan kaynaklanmasının sorunun ciddiyetini değiştirmediğini vurguladı.

Bu sorunların önüne geçebilmek için doğru bilgi üretmenin ve hakikati korumanın önemine dikkat çeken Duran, hakikatin korunmasının yalnızca teknik tedbirlerle mümkün olmayacağını söyledi.

Duran, bunun için güçlü kurumsal yapılanmaya, çok yönlü ve şeffaf bir yönetim anlayışına ve vatandaşın güvenini önceleyen bir kamu kültürüne ihtiyaç bulunduğunu belirtti. Duran, “Ve hepsinden önemlisi ancak samimi bir iletişim anlayışıyla mümkün olur” ifadelerini kullandı.

Duran, program kapsamında tanıtımı gerçekleştirilen mülki idare amirlerine yönelik Sosyal Medya Rehberinin de bu kamu kültürüne katkı sağlamak amacıyla hazırlandığını söyledi.

Rehberin sosyal medya kullanımına ilişkin teknik tavsiyelerin yanı sıra kamu yönetiminin dijital çağda ihtiyaç duyduğu ortak iletişim kültürünü ortaya koyduğunu belirten Duran, çalışmanın tarihsel süreklilik içerisinde biriken devlet aklı ve kamu yönetimi anlayışının ortak değerlerini koruyarak geniş bir perspektif sunduğunu ifade etti.

Rehberde karşı karşıya kalınan risklerin, olası sonuçların ve alınabilecek önlemlerin ele alındığını belirten Duran, böylece risk iletişiminin herkes açısından daha anlaşılır hale getirilmesinin amaçlandığını söyledi.

Kurumlara duyulan güvenin oluşturulması sırasında gereksiz paniğe yol açmamak ile önemli bir konuda kayıtsız kalmamak arasında doğru dengenin kurulması gerektiğini belirten Duran, risk iletişiminin kriz iletişimiyle birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti.

Kriz dönemlerinin yalnızca kurumların operasyonel kapasitesini değil, iletişim kapasitesini de test ettiğini ifade eden Duran, bilgi boşluğu oluştuğunda bu boşluğun çoğu zaman hakikat yerine söylenti ve dezenformasyonla doldurulduğunu söyledi.

Bu nedenle iletişimde en önemli hususun doğru bilgiyi doğru zamanda ve doğru üslupla vatandaşlara ulaştırmak olduğunu belirten Duran, “Hiç boşluk bırakmadan doğru bilgiyi doğru zamanda ve doğru üslupla vatandaşımıza ulaştırmak” anlayışını öne çıkardı.

Duran, tanıtımı gerçekleştirilen rehberin mülki idare amirleri için önemli bir başvuru kaynağı haline geleceğine ve kamu yönetiminde ortak iletişim kültürünün gelişmesine katkı sağlayacağına inandığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak vatandaşlar ile devlet arasında sağlıklı iletişimi güçlendirecek çalışmaları sürdürdüklerini belirten Duran, başta İçişleri Bakanlığı olmak üzere ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla güçlü koordinasyon içinde hareket ettiklerini söyledi.

Stratejik iletişim kapasitesini güçlendirmek amacıyla ortak projeler, eğitim programları ve rehber çalışmalar hayata geçirdiklerini belirten Duran, CİMER aracılığıyla vatandaşların talep, görüş ve önerilerini kamu yönetimine doğrudan ulaştırabilecekleri güçlü bir katılım mekanizması oluşturulduğunu ifade etti.

Duran, devlet ile millet arasındaki iletişim kanallarını daha etkin hale getirdiklerini belirterek, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi aracılığıyla dijital platformlarda yayılan yanlış ve yanıltıcı bilgilerin yakından takip edildiğini ve kamuoyunun doğrulanmış bilgilerle buluşturulması için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

İletişim Başkanlığının vatandaşların dijital dünyayı bilinçli, güvenli ve sorumlu şekilde kullanma kapasitesini artırmaya yönelik yayınlar da hazırladığını belirten Duran; “Yeni İletişim Teknolojileri ve Aile El Kitabı”, “Doğru Habercilik ve Medya Etiği” ve “Sosyal Medya Kullanım Kılavuzu” gibi çalışmaların bu amaç doğrultusunda hazırlandığını kaydetti.

Duran, İletişim Başkanlığı olarak tüm paydaşlarla dayanışma içinde çalışarak güven veren kamu iletişimi anlayışını daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. Bu kapsamda yeni projelerle çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.

Konuşmasının sonunda panelin ve tanıtımı gerçekleştirilen kitabın hayırlara vesile olmasını dileyen Duran, programa katılan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye katılımından dolayı teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

  Hibya Haber Ajansı